Hakkımda
BLOG DÜNYASI
Bağlantılarım
*
*
*
Kategoriler
Arkadaşlarım
|
kalp kırıklığı
Kalp kırıklığının ilk aşaması, korkunç bir kırgınlık hissi. Ama tamamen geçici ve iyileşmek için gerekli. Bununla daha kolay başa çıkmak için aşağıdaki adımları takip edin.
1-ZAMANA ODAKLANIN Duygusal kriz sırasında ihtiyacınız olan, sizin için en iyi olan şeyi yapmayı öğrenmektir. Sizi harap eden bu durumla başa çıkarken, zamanı durdurmak en sağlıklı yoldur. En sevdiğiniz müziği dinleyin hatta sesinin açın, siz de söyleyin. Arabanıza binin, pencereyi açın, rüzgarı yüzünüzde hissedin. Geçici bir süre de olsa hayata dair bir şeyler hissetmek, sizi endişe ve üzüntülerinizden uzaklaştıracaktır.
2-ZAMANI KULLANIN İlişkiniz bittiğinde, sürekli aklınız onunla meşgul olur. Bu gergin duyguyu idare etmek için zamanınızı daha verimli yapılandırmanız gerekir. Gününüzü doldurun. Öğle yemeklerine gidin, dışarı çıkın, sinemaya hatta masaja zaman ayırın. Bu gibi durumlarda çalışmak gerçekten çok yararlıdır. İş, kafanızı dağıtmanıza yardımcı olan bir terapi gibidir. Acınızı hafifleten, sizi oyalayan çeşitli faaliyetler, bu zor günlerle daha kolay başa çıkmanızı sağlar.
3-BU GÜNÜ DÜŞÜNÜN Kendinizi bir anda tüm geleceği silinmiş gibi bile hissedebilirsiniz. Kendinize bunun sadece bir ümitsizlik duygusu olduğunu ve gerçek olmadığını hatırlatın. Gelecek hakkında endişelenmektense, bugün yaşamla ilgili korkularınızı yenmelisiniz. Gelecekte sizi yeni aşklar bekliyor olabilir.
4-GÜÇLÜ OLUN Bu geçici ayırımda ayaklarınızın üstünde durmayı öğrenmelisiniz. Duygusal güveninizi de yeniden yapılandırın.
5-KENDİNİZİ ŞIMARTIN Terkedilmek, kalbine bıçak saplanmak gibi bir duygudur. Diğer yaralar gibi, kalp yarasının da iyi bakıma, şımartılmaya, iyileşmeye ihtiyacı vardır. Kendinize zaman ve ilgi gösterin.
6-KENDİNİZE DESTEK ARAYIN Bir aşkı kaybeden insanın, dertlerini paylaşacak insanlara ihtiyacı vardır. Size destek olacak arkadaşlarınızla, ailenizle görüşün.
7-ÖĞÜTLER DİNLEMEYİN, SİZ ANLATIN Öğüt almak yerine sadece duygularınızı dinlemeleri için arkadaşlarınızı arayın. Öğütler kendinizi kötü hissetmenize, hatta zayıf olduğunuz sinyalleri almanıza bile neden olabilir. Üstelik bu size daha çok acı bile verebilir. Kalp acısı sadece sizin hatanız değil. En çok ihtiyacınız olan şeylerin destek, arkadaşlık ve anlayış olduğunu unutmayın.
8-DESTEK GRUPLARINA KATILIN Sizinle aynı şeyleri yaşamış insanlarla tecrübelerinizi paylaşmak iyi gelecektir. Hatta internet üzerinden bile böyle gruplara katılabilirsiniz.
9-GÜNLÜK TUTUN Kendinizi pozitif düşünceye odaklanmış olarak tutmak ve bu acı dolu zamanı bir tecrübeye dönüştürme yolunda ki kararlarınızı desteklemek için günlük tutun.
10-DANIŞMAN ARAYIN Çok gerekli görürseniz psikolojik danışmanlardan destek almaktan çekinmeyin. Sizin için iyi bir terapi olabilir. Kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olabilir.
Evlilik Nasıl Kurtarılır
"Bir Ara Sinemaya Ya da Tiyatroya Gidelim Mi?" Demek Yerine, 2 Kişilik Bilet Alın. Ona "Sürpriz, Yarın Akşam Sinemaya Gidiyoruz" Dediğiniz Zaman Sizinle Gelecektir.
İster İş Arkadaşlarıyla Geziye, İster Dil Ya da Dans Kursuna Gidin. Kendiniz İçin Birşeyler Yapın. Böylelikle Eşinize Anlatacağınız Farklı Şeyler Olacaktır.
Konuşma Tarzınızı Değiştirin. Örneğin "Çok Dağınıksın" Demek Yerine "Odanda Kendimi Rahat Hissetmiyorum" Deyin.
İhmal Ettiğiniz Vücudunuz İçin Harekete Geçin. Spor Yapmak Hem Vücudunuza Hemde İlişkinize Çok İyi Gelecektir.
Eşinizden İstediğiniz Şeyi Almayı Bilin. Sarılmasını İstiyorsanız, "Bana Sarıl" Deyin.
Çok Yoğun Duygusallık Beklentisi İçine Girmeyin. Yaptığınız Tartışmalar Bile İlişkiyi Canlandırmaya Yarayabilir.
Çekinmeden, Yatak Odasında Eşinizi Canlandıracak Fanteziler Hayal Edin.
İlişkinize Biraz Temiz Hava Getirin. Ayda En Az Bir Kez Başbaşa Kalabileceğiniz Bir Hafta Sonu Ayarlayın. Hatta Mümkünse Bulunduğunuz Yerden Farklı Bir Ortam Seçin. Bunun Sonucunda Biraz Daha Yakınlaşabilirsiniz. |
Tarih: 19:21, 8/8/2008 Kategori: ASIKSAN TIKLA |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
sevgi nedir ne değildir?
Kişi sevdiğiyle olmak ister!. Sevdiğinin hâliyle hâllenir… Sevgisi kadar, onunla yaşar!. Sevginin ne olduğunu tam olarak bilemediğimiz için, çoğunlukla, “beğeni” ile “sevgi”yi birbirine karıştırırız.
“Beğeni” yanında “sahip olma” arzusuyla açığa çıkar!.Bir nesneden hoşlandığında, beğendiğin şeye sahip olmak ve üzerinde tasarruf edebilmek arzusuyla yaşarsın… Bu tüm mahlukatta çok yaygın bir duygudur!. Kimi, beğendiğini cebine sokar; kimi beğendiğine tasma takıp yanında taşıyarak onunla hava atmak ister; kimi yakalayıp inine sürükler… Her mahlûk yaradılış fıtratına göre, beğendiği üzerinde tasarruf etmek ister.
“Sevmek” ise bundan çok farklıdır…
Sevince, yalnızca sevdiğin için yaşamak istersin!. Yalnızca yanında olmak, yalnızca onun olmak, yalnızca onun zevk aldığıyla zevk alıp, sevmediğinden kaçmak istersin! Sevdiğin öylesine sarmıştır aklını, fikrini, ruhunu ki, her şey sana, onu hatırlatır; yanında iken bile onun içinde olmak istersin!… Yakınlık bile uzak gelir sana!… Sen kaybolursun, sende; sevdiğin kalır yalnızca, beyninde!.. Onun bakışıyla bakar, onun değerlendirmesiyle değerlendirir, onun diliyle konuşmaya başlarsın!. Gözün ondan başkasını görmez, kulağın ondan başkasını duymaz, elin ondan başkasına uzanmaz olur!.
Her an sana sahip olmasını; varlığının, tasarrufunun her an üzerinde olmasını, her an seni kucaklamasını istersin!… Bedensel yakınlık bile, korkunç uzaklık gibi gelir sana; ve onunla tek bir beden, tek bir ruh, tek bir şuur olmayı dilersin!.
Sevgi, fıtratın müsait ise, sevdiğinde yok edesiye yakar seni; ve gün gelir kaşında-gözünde, yüzünde-dilinde sevdiğini görürler de, “sen o olmuşun” derler!
Beğenen sahip olmak ister…
Seven ise sevdiğinde yok olur; feda eder her şeyi sevdiği uğruna!.
Bazılarının da sevgi kokusu sürülür üstüne; “aşığım” sanır!. Ama sevdiği uğruna, fedakarlık etmeye gelince sıra, o koku siliniverir üzerinden “kopamama” sabunuyla!. Parasından kopamaz… Mevkiinden kopamaz… Yakınlarından kopamaz… İçinde yaşadığı ortamın güzelliklerinden kopamaz… “Etraf”tan kopamaz!. Derken kusurlar belirmeye başlar sevdiğini sandığının üzerinde… Eksiklikler görmeye başlar, yetersizlikler görmeye başlar… Bunlar önce acıma duygusuna dönüştürür sevgisini; uzaktan acıyarak seyretmeye başlar… Sonra tatlı bir anıya dönüşür, sevgi sandığı duyguları!. Bu tecrübe gösterir ki, onun fıtratında sevgi programı yoktur!.. Beğeniyi, sevgi sanmıştır!..
Uzaklaşma ondan gelmemiş de, karşısındakinden gelmişse, bu defa “nefret”e döner “beğeni”; ondan intikam alma duygusu gelişir içinde; ve vicdanla intikam dalgaları arasında bir o yana bir bu yana sürüklenir durur; terkedilmişliğin, uzaklaşmanın, layık olmadığını yaşamanın sanısı içinde!..
Oysa yalnızca, fıtratında olmayan gerçek sevginin sonuçlarını yaşamaktadır!. Cüzdanı için, güzelliği-yakışıklılığı için, kendisine hoş gelen huyları için, mevkii-koltuğu için, ilmi için beğenmiştir; sevdiğini sanmış; sahip olamayınca da arzusuna erişememenin düş kırıklığı içinde kopmuş; yalnızca çıkarları doğrultusunda yaşamayı tercih etmiştir…
Seven ise göze almıştır kopmayı… Dışlanmayı… Paradan-puldan, namdan nişandan, dosttan akrabadan uzak kalmayı…
Fıtratından gelir sevgi!. Kulluğu sevmek üzeredir!. Onunla, sevmeyi yaşamak istediği için yaratmıştır onu Yaratan… O yüzden kopar anadan-babadan; dünyadan paradan!
Seven, karşılıksız sever!…
Beğenen karşılığını ister!.
Benim istediğim gibi yaşarsan seni boğarım sahip olduklarıma, der beğenen!.. Onun zaten fıtratında yoktur sevgi, bilmez aşkın ne olduğunu!.. Ne üzere yaratılmışsa, odur tüm meşgalesi… Karınca gibi çalışır; maymun gibi çiftleşir; aslan gibi yavrularına sahip çıkar… Ama pervane gibi sevemez!. atamaz kendini ateşe!.
Sevgi sonunda yanmayı getirir!.. Beğeni ise sonunda kaçmayı!.
Beğenen mahlûkat çoğunluğuna göre, “sevgi” delilikten bir türdür!.. Anlamazlar onlar, sevdiği uğruna, etraf ne derse desin deyip, her şarta katlanmayı! Ve “delillik bu” derler…
Beğenme bir tür “hobi”dir!… Bazen ömür boyu sürer, bazen birkaç yıl, bazen bir kaç ay!..
Sevgi bir ömür boyudur!… Bitmez, tükenmez, bazen durulur, bazen coşar ama hiç gerilemez!. Çoğunlukla karşısındakinden yüzünü göstermesinden gelir sevgi insana!.. Bazen de özünden gösterir yüzünü O!… O zaman onlar için derler ki, “Allah”a aşık oldu!..
“Kendine seçtikleri”dir sevenleri bir çehreden!… Özünden sevgiyi yaşayanlardır, “mukarreb”leri!…
Hünerlerini sergilemek için yaratmıştır herşeyi…
Sevmek için yaratmıştır sevilenleri!.
Gözlerinde seyretmek için gözleri olarak yaratmıştır “aşk”ı yaşattıklarını!..
Avam anlamaz ve bilmez bu aşkı!. Bunun aşk olduğunu!..
Oysa gerçek “aşk” O’nun ateşine pervane gibi atılıp; varlığını O’nda yitirip; O’nun “Baki”liğini yaşattıklarıdır gerçek “aşık”lar!..
Özel bir fıtratla gelmişlerdir onlar, “aşık” olmak için!.. Yaşamları boyunca bir değer taşımamıştır dünya ve içindekiler!..
|
Tarih: 19:16, 8/8/2008 Kategori: ASIKSAN TIKLA |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
sevgi sözleri
Yanağına konan kar tanesi eriyip dudaklarına indiğinde, Hissettiğin o bir damla serinliği benimle paylaşmak istersen, Yönünü rüzgara dön ben o rüzgardayım...
Kucaklamaya kollarının yetmeyeceği bir ağaç , bir tohumla başlar ; En uzun yolculuklar bir adımla başlar; Gerçek sevgiler ise küçük bir tebessümle başlar.
Seni unutmak zor anlatmaksa imkansız, Sen unutuldukca hatırlanan, Anlattıkca bitmeyensin meleğim..
Seni uzaktan sevmeyi, bana bakmadan görmeyi, Seni duymadan dinlemeyi, gözyaşlarımla gülmeyi Ve kavuşmak için sabretmeyi, Her şeyi öğrendim ama sensiz olmayı asla...
Duygular vardır anlatılamayan..sevgiler vardır kelimelere sığmayan... Bakışlar vardır insanı ömür boyu ağlatan...yollar vardır aşılması güç olan. Kalpler vardır acılarla parçalanan, ve insanlar vardır hiç unutulmayan. Sanma beni sevipte bırakanlardan. Benim sevgim mezara kadar olanlardan...
Bir Çiçeğin açmak için sebepler bulduğu gibi, Yaşama dair sebepler bulmak için yaşıyorum... Eğer bir gün gelir de yaşamak için bir sebep bulamazsam; Ölmek için bir sebep bulmuşum demektir Bir yudum zehir olsan, bir an bile düşünmeden seni içerdim, Sırf seninle bir olmak ve seni içimde hissetmek için.
Sevgilim bilki senden uzak ne güzellikleri avutur beni bu şehrin, nede yıldızlı akşamları!... özlemin bir nehir olmuş YARAR GİDER İÇİMDEKİ DAĞLARI
Seni seviyorum kelimesini sana benden başka kimse söylemesin, Yalnız bana sakla dudaklarını seni benden başka kimse öpmesin, Ne olurdu her seven sevilse sanki, bu dünyada aşktan güzel ne var ki, Gel kollarıma öyle sarıl ki kimsenin çözmeye gücü yetmesin.
Seni niyemi seviyorum geçmişin içinde kaybolmuş beni Yeniden hayata döndürdüğün için çok ama çok seviyorum.
Kalbin hangi sevgi için çarpıyorsa yeni doğan günün güneşi Seni ona kavuştursun.
Hayatın en güzel anı herşeyden vazgeçtiğiniz zaman Sizi hayata bağlıyan biri olduğunu düşündüğünüz andır.
Sen benim gözlerimde saf bir gerçek, Yüreğime bahar getiren bir çiçeksin. Sen bedenimdeki yumuşak kudret, Gönül bahçemde uçuşan bir kelebeksin..
Ben sana mecburum bilemezsin, adını mıh gibi tutuyorum aklımda İçimi seninle ısıtıyorum bir yaşamak düşünsem "sus" deyip adınla başlıyorum.
Sevgili binlerce insan arasından gönül gözüyle görüp ayrı bir kimlik verdiğimizdi Her sözü büyü olan, dokunduğu herşeyi kutsallaştıran muhteşem insandı.
Yanındayken içimi saran ateş, sen yokken hayalinle canlanır. Gözlerimdeki parıltı senin sevginin eseri, Ve benim varlığım yanlız senin eserin.
Seni yüreğimden atabilsem atamıyorum, Seni gözlerimden silebilsem silemiyorum Sensizlik acısını çekemiyorum, Dönersen diye koştum camlara Ama yoksun yine yok..
Her sabah uyanıp yüzünü güneşe verdiğinde, Gücünü alamazsın sıcak sevgilerden, Unutma sakın bir sevgi bin sevgi doğurur ve O sevgilerden yepyeni bir dünya kurulur..
Ben Toprağım suyum sensin, ben yaprağım dalım sensin İlkbaharım yazım sensin sensiz hayat çekilmiyor.
|
Tarih: 19:08, 8/8/2008 Kategori: ASIKSAN TIKLA |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
en güzel sevgi sözleri
Gördüğüm en güzel rüya senin olduğun, Duyduğum en derin sevgisenin eserin, Gördüğüm en güzel dünya senin gözlerin, Ve kurduğum en güzel hayal sensin.
Aşka burun kıvırmayin o çöl ortasında yemyeşil bir bahçedir. O bahçeye layık bir bahçıvan olmak için, Her bitkinin sürekli bakıma ihtiyaci olduğunu unutmayın.
Eğer öldüysen, şu anda yıldızlara uzanırsan, yıldızların ışıklarını topla. Taç şeklinde saçlarının arasında sonsuza dek parlasın.
Seni seviyorum diyebiliyorsam Bu sende bütün insanlığı , Bir anlamda bütün canlı olan herşeyi, Ve yine sende kendimi seviyorum demektir.
Gül bahçesinde geçse de ömrüm , Senin üstüne gül koklamam gülüm! Seni koklamak olsa da ölüm , İnan uğrunda ölmeye değersin gülüm
Sevmek saçak altına sığınan göçmen kuşun, Kar tanecikleri arasında uçuşan beyaz tüyünü görebilmektir.
Ben seni dün sevmedim çünkü dün bitti. Ben seni bugün sevmedim çünkü bugün bitecek. Ben seni yarın sevdim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek
Mehtap sularda gümüşten bir iz bırakırken, Gökte yıldızlar parlıyordu. Yalnız kaldığım günler ve geceler, Kalbim her yerde seni arıyordu. Yaşamın kaynağı sevgiyse eğer, Sevgi mutluluk, mutluluk paylaşmak, Paylaşmak dostluk, dostluk hatırlanmak, Hatırlanmak unutulmamaksa eğer, demekki sevilmişiz.
Eğer birgün bulusacağımız yere gelemezsem. Dünyanın bütün renklerinden oluşan bir demet çiçek yaptır. Çünkü beni senden ayıracak olan tek kuvvet, Ölüm beni yakalamış demektir.
Sevmek seni seviyorum demek değil..... Seni seviyorum derken titremektir..
Karlı bir çam ormanında nefes almak bahtiyarlığına benzer seni sevmek..
Yüzünü alıyorum elime yaşam budur , Bir gülün akşamı da budur Seninle doğmak yeryüzüne her sabah Ve silinmek seninle.
Sen yollara yürürsen , çiçekler de yürür, şaşarım gülüşünün ardından güneş doğmazsa, Bir çocuk kapıları kırıp kırlara koşmazsa, Sen ufuk çizgisinin düşüncesiyle özgür, Gülüşü ışık olupta yüzüme akan düş, Sen uzak kıyıların adamı, Sen benim yüreğimde açan gülsün..
Sevgilim yalan söylersem sana, kopsun ve mahrum kalsın dilim Sana " SENİ SEVİYORUM" deme bahtiyarlığından sevgilim, Yalan yazarsam sana kurusun ve mahkum kalsın elim ,okşayabilmek saadetinden seni Sevgilim yalan söylerse sana gözlerim iki damla gözyaşı gibi avuçlarıma aksınlar Ve göremesinler seni birdaha.
Bana geleceksen herşeyinle benim olarak gel. Bir emanet gibi geldikten sonra, Yanımda olmanın ne anlamı kalır ki Seni Sen olduğun için değil , Seni bende bulduğum için seviyorum .
Güneşin doğduğu da bir gerçek battığı da... Kalbimin attığı da bir gerçek, günün bittiği de.. Ne çıkar tüm gerçekleri saysak tek tek. Seni Seviyorum ya, iste o en büyük gerçek...
Özlemek güzel şeydir, özlüyorsa Özlenen Beklemek güzel şeydir, gelecekse beklenen Sevmek güzel şeydir, seviyorsa sevilen...
Benim sevgim, zaman ve uzaklıkla sınırlı değildir. Zamanı kaldırınca aynı andayız. Uzaklığı kaldırınca aynı yerdeyiz. O zaman her an ve her yerde seninle birlikteyiz...
Kalbim seni unutacak kadar hainse, Ellerim onu parçalayacak kadar asidir.
Sevdigini özgür bırak , Geri gelirse o senindir Geri gelmezse, zaten hiç senin olmamıştır...
Eğer çölde açan bir çiçek olsan Seni kurutmamak için hep ağlardım. Gözyaşımda bir damla olsaydın, Seni kaybetmemek için asla ağlamazdım. |
Tarih: 19:07, 8/8/2008 Kategori: ASIKSAN TIKLA |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Aşkın bilinmeyen kanunları
Aşkın Bilinmeyen Kanunları İşte kimi zaman düşündüren, kimi zaman da güldüren aşk kanunları: - Harris Aksiyonu: Bütün iyiler kapılmıştır. - Paralel Teori: Harika yaratık eğer kapılmamışsa, mutlaka bir nedeni vardır. - Evrensel Gerçek: Aşkın gözü kördür. - Diğer Evrensel Gerçek: Evlilik insanın gözünü açar. - Conways Kanunu: Yanınıza yaklaşan genç ve güzel kız, sizinle ilgilendiğinden değil, birini kıskandırmak için etrafınızda dönüyordur. - Beyaz Atlı Prens Kanunu: Prensi bulacağım diye çok kurbağa öpülür. - Donckels Perşembe Gecesi Kanunu: Gece saat üçte sadece şişkolar kalır. - Donckels Cuma Sabahı Kanunu: Pencere benim pencerem değil, oda benim odam değil, yanımdaki kim? - Kazablanka Kanunu: Sizinle beraber olsun diye sürekli para harcadığınız top model, gecenin sonunda resminizi çeken paparazzi ile buluşacaktır. - Onasis Kanunu: Para aşkı satın alamaz, ama çok şey halleder. - Gold Card Kanunu: Siz onun saçının rengine vurulduysanız, o da sizin kredi kartınızın rengiyle ilgileniyor olabilir. - Meyer Kanunu: Kuru fasulye yedikten sonra arabaya otostopçu kız alınmaz. - Olasılık Kanunu: Çok güzel, kibar, akıllı, hoş, zeki, cici bir kızla karşılaşma şansınızın arttığı yer, sizden daha yakışıklı, akıllı, zengin bir arkadaşınızın yanıdır. - Evrensel Kanun: Kadın erkeği anladığı anda, onun ne söylediğini dinlemekten vazgeçer. - Markus Kanunu: Her zaman daha iyisi vardır. - İkinci Markus Kanunu: Kaçmanız gerektiği anda göreceğiniz kabus, bacaklarınızın tutmadığıdır. - Rudner Kanunu: Beraber olduğunuz erkek; olgunlaştığında, yeni bir iş bulduğunda, tedavi gördüğünde düzelecek zannediyorsanız, bugün terk edin. - Temel Kanun: Aşk hayal gücünün aklı yenmesidir. - İstisna Kanunu: Kadınlar ya her şeyi unutur, ya her şeyi hatırlar. - Groening Kanunu: Evlilik deyince kadınlar merasimi anlatır, erkekler delikanlılık yıllarını. - Evlilik Kanunu: Tek başınayken, asla yaşamadığın sorunlara iki kişinin beraberce çözüm bulması sanatı. - Thom Kanunu: Evliliğin süresi, evlilik törenine harcanan parayla ters orantılıdır. - Grant Kanunu: 'Tam evlenilecek kadın' dediğiniz kadın, sizi nikahına davet edecektir. - Murphy Kanunu: Çöpü kim indirecek kavgası, her seferinde çöp kamyonu sokaktan geçtikten sonra biter. - Hartley Kanunu: Kendinizden daha çılgın biriyle asla beraber olmayın |
Tarih: 23:16, 7/8/2008 Kategori: ASIKSAN TIKLA |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
|